Gülsev ÇETİNKAYA 10 dk. 15 dk.

Foto; 3 subat 2008 de cekilmiştir.

SABAHATTİN’İN YERİ
Ankara İstanbul arası otoyolda ayda bir aile ziyaretine gidip geliriz. İstanbul istikametine giderken degilde eve dönüş yolumuzda Bolu’ya doğru karnımız acıkmaya baslar. Küçük kızımızın mız mızlanmaya başlamasıda bu zamanlara denk gelir her defasında.Ben kızıma geldik kızım az kaldı, Sabahattin amcanın yerinde köfte yiyeceğiz diye onu susturmaya calışırken, bu seferde kofte diye bağırmaya başlar 🙂
Sabırsızlıkla ailecek mola yerine varmayı bekleriz. Biz Sabahattin’in yerini açıldığı günden beri takip etmekteyiz.İsmini unuttugum için beni bağışlasın(kısa boylu, saçı dökülmüş bir beyefendi), kapıdan girdiğimiz andan itibaren güler yüzü ve sıcak karşılamasıyla bizlere nezaketinden hiç bir şeyi esirgemeyen işletmeci beye selamlarımı iletirim.
Bizi masamıza alır ve halimizi hatırımızı sorar, küçük kızımıza şefkat gösterir. İkramlarıyla donattığı masamızdan kibarca ayrılır. Doğal Kaymak ve kızarmış ekmek favorilerim arasındadır 🙂
Çocuklu gelenler için mama sandalyesi var. Çorba var, sulu yemek var…
Tesiste masanıza t.yağ, bal, kısır, kızarmış ekmek, tulum peyniri ve ceviz ikramları arasındadır. Akçaabat Köftesi, mangal eti, yogurdu, ekmeği herşeyi çok leziz ve temiz. İçim ve gönlüm rahat bir şekilde yemeğimi yerim.
Garson arkadaşlar kibar ve mütevazi.
Tuvaletler tertemiz, ibadet etmek isteyenler için uygun yerleri düşünmüşler, küçük marketlerindeki herşey çok taze ve güzel. Biz dostlara ve akrabalara Bolu çekme helvasını hep oradan alırız fiyatıda makul başka yerlere göre..
Yemek yemiyeceğim birşeyler içeceğim derseniz şayet çay kahve için ayrıca masalarda mevcut.
İşletmeci olan beyefendiye tesekkurlerimi yeniden sunarım, onun bu güleryüzü ve samimiyeti olmamış olsa idi baska seferlerde rastgele ugrayacağım bir mola yeri olarak kalacaktı. Ama şimdi oradan başka yerde sadece yakıt almak için duruyoruz 🙂